• Kırıkkale, Türkiye
  • 26/09/2022

20. yüzyılın sonlarında 21. yüzyılı Bilgi Çağı olacağı konusunda dillere pelesenk olan şablon cümleleri sıklıkla duyduk. Bunlar, bilginin değerini anlatma konusunda önemli cümleler olsa da, bu bilgilerin katkısı  ile yapabileceklerimize o kadar fazla odaklanıldı ki, içerdiği ve getirdiği problemler göz ardı edildi. Bu problemler konusunda (teknik ve insani olarak) hazırlıklı olmadığımızı şimdiden görmeye başladık. Teknik tarafı olan bilginin kaynakları, depolanması, işlenmesi ve sonuç elde edilmesi, konunun apayrı bir bölümünü oluşturuyor ve bu alanı teknik bilgisi daha yetkin olanlara bırakalım.

İnsani olarak karşılaştıklarımız ve/veya karşılaşacaklarımız ise, bilgiye ulaşabilme, bilgiyi edinebilme, bilginin geçerli olması, bulmaya çalıştığımız bilgi olup olmadığı, bilgiyi anlamamız, bilgiyi anlamlandırmamız ve sahici değerlendirebilmemiz  olarak görülmektedir. Bilginin bulunması ve/veya bilgiye maruz kalmamız açısından olan problemler yanında, bizlere ait (çoğunlukla farkında dahi olunamayan) algılama problemlerimiz de vardır. 

Aradığımız ve maruz kaldığımız gerçeklik  (çoğu zaman) gözümüzün önündeyken, var olanı bakış açımızın eksikliklerinin ve/veya zaaflarının farkında olmadan, gördüğümüzü, anladığımızı, anlamlandırdığımızı değerlendirdiğimizi iddia etmemiz büyük bir ‘yanılgı’ değil midir?

 Her birimiz (eğitimimizden, mesleklerimizden, taraftarlığımızdan, siyasi görüşlerimizden, dini inançlarımızdan, cinsiyetimizden, cinsel yönelimlerimizden, içinde bulunduğumuz yöresel kültürlerden kaynaklanan vb) hepimiz için farklı sayılarda ve görüşümüzü bozan üst üste gözlüklerimizin olduğunun farkında mıyız?  İçine doğduğumuz/içinde yaşadığımız kültür, kullandığımız (kavramlar topluluğu olarak) dil, karar anında içinde yaşadığımız duygular ve zihin dünyamıza göre doğru(lar) farklılaşmıyor mu? 

Özetle; bilgi karşısındaki davranışlarımız bizim bilgi çağını anlayıp anlayamayacağımızı, bilgi çağını yaşayıp yaşayamayacağımızı belirleyecektir. Bu çağ, bilgiye ulaşmanın (nerede ve nasıl arayacağınızı bildiğiniz zaman) kolay olduğu, bulduğunuz bilginin geçerli ve yeterli olduğunu anlamanın ise zor olduğu bir dönemin içinde yaşadığımızı gözlemliyorum. Bilginin nasıl anlaşılıp yorumlanacağı  ve kullanılacağı konusu apayrı tartışma/düşünme konusudur.

Kişisel çabamın ise bu yazdıklarımın ışığında; olayları, insanları, insanlar arasında yaşananları berrak görebilmek, anlamak, anlamlandırmak ve sahici değerlendirmeler yapabilme çalışması olduğunun altını çizmek isterim. 

Bu sitedeki yazılarımda, karşılaştığınız çoğunluktan farklı bakış açısından izlenimler ve değerlendirmelerde bulunmaya, tersten sorular sorarak bu sorulara cevap bulabilme çabasında belirli aralıklarla sizlerle beraber olmaya çalışacağım.

Selamlar, saygılar….

18.11.2021

Yazar Profili

Hasan Alayoğlu
Son Yazılar

One thought on “Bakmak – Görmek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.