• Kırıkkale, Türkiye
  • 27/05/2022

Çok yoğun kar yağdığı güne denk gelmişti çekimi.

Neredeyse ofise geç kalıyordum. Ve çaresizliğimi fark ederek,  belirgin özelliği olan nezaketiyle evden alabileceklerini söylemişti telefonda. Mahcup olmuştum açıkçası hem kendi, hem de kentim adına ama kendisinden önce çekime yetişebildim şükür. Tahmin edeceğiniz üzere Merih Karayol’dan bahsediyorum. Kitabın Ortasında ağırladığım en nitelikli ve donanımlı isimlerden biriydi. Geçmişten bugüne keyifli bir sohbet gerçekleştirdik kendisiyle.

Fakat siyasette oynanan ayak oyunlarını ve çirkinlikleri düşününce hele de Ülkücü taban gibi keskin bir kitlenin temsil makamına talip olmak Merih Karayol’u oldukça zorlayacak diye düşünüyorum. Listelerde yeniden göreceğiz mi bilmem, ama o çalışmalarına çoktan başlamış. Hatta duyumlarıma göre Baloğlu ve Abalı arasındaki krizi tetikleyen de Baloğlu’nun Karayol’un sahada çalışma talebine cevaz vermesi olmuş. Hedef Kırıkkale Belediyesi olunca, yayında mevcut yerel yönetime eleştiriler yöneltti haliyle. Haklılık payı olmakla birlikte imkanların sınırlılığını göz ardı etti kanımca. Önümüzdeki süreçte baba mirası soyadı adaylık noktasında ne kadar etkili olacak bugünden kestirmek çok zor elbette ama Karayol listeye girmek için sahip olduğu tüm kanalları zorlayacak bu defa.

Erdal Baloğlu…

Verdiği cevapları göz önüne aldığımız zaman, yayına katılan ve en kitabın ortasında siyasetçi de diyebiliriz. Geçmişe dayalı her hangi bir arkadaşlık hukukumuz ve ya derin bir tanışıklığımız olmadığı için verdiği cevaplar, yayında sergilediği duruş ve açık yürekliliği izleyenler kadar beni de şaşırttı. Yayın esnasında sorularıma verilen cevaplara karşılık hissettiğim; maruz kaldığı vefasızlığa öfkeden ziyade, içinde büyüdüğü teşkilatın, ilerleyen süreçte göreceği olası zararın kaygısı vardı gözlerinde ve sözlerinde. Ve en kilit cümle “Bunca yıllık İl Başkanlığı tecrübe rağmen yeni yönetim kadrosunu ben bile yönetemem, zorlanırım”

İzlenme oranlarına bakınca, pek çok insanın da benim gibi düşündüğü aşikar. Gelenden ziyade, gidenin giderken ne söyleyeceği önemlidir bizim memlekette. Kavgayı, çekişmeyi severiz ve bir de ortada bir mağduriyet varsa, sahip çıkarız haksızlığa uğrayana. Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihi bu tip vakıalarla doludur diyebiliriz. Erdal Baloğlu yayınına rağbetin belki de en temel faktörü buydu. Yayın öncesi ve sonrası sohbetimizden çıkardığım sonuç henüz bu maçın bitmediği yönünde. Yayının bendeki özetine gelince, Erdal Baloğlu’nu 2023 seçimlerinde MHP Milletvekili aday listesinde görmek ve Milletvekili Halil Öztürk’ü Kırıkkale listesinin dışında kalması, beni şaşırtmaz doğrusu.

Murat Abalı…

Olayların adamı, MHP’nin çiçeği burnunda Kırıkkale İl Başkanı…

Şubat ayı yayın konuk listemizi 30 Ocak tarihinde sosyal medya hesaplarımızdan duyurmuştuk ve Kitabın Ortasından programında konuk olarak Sayın Abalı malumunuz üzere o listede yoktu. Kendisiyle Aralık ayında yaptığımız bir sohbette ilerleyen süreçte kendisini de yayında ağırlamak noktasındaki arzumu ve davetimi iletmiştim. Lakin siyasetin teamülleri ve kendi yayın akış politikam gereği hiçbir Merkez İlçe Başkanını, kendi İl Başkanından önce konuk almayı düşünmüyordum. Kendisi de sohbet hedefinin 2024 mahalli Seçimler olduğu vurgusunu yaptığı için en azından Şubat Ayı planımızda yoktu. Lakin MHP İl Başkanlığındaki beklenen ama beklenmedik usulde gerçekleşen değişim, kendi Milletvekili ile olan sıkıntılardan dolayı Baloğlu’nun yayını ilerleyen tarihe ertelemesi ve görevden alınmasıyla, Murat Abalı’nın yeni İl Başkanı olması çok kısa sürede cereyan edince, benim de doğal olarak süreçte en çok iletişim kurduğum isimlerden biri oldu Sayın Abalı.

Yine sancılı sürecinin hemen akabinde belki de ilk aradığı gazetecilerden biriydim ve Gündem Özel için planlama yaptık fakat bir türlü kendisi kabuller ve ziyaretlerinden dolayı programını ayarlayamadı. Daha sonra Şubat ayı listesi yayınlanınca çekiminin Kitabın Ortasından programı formatında olması ve Baloğlu ile eş zamanlı çekilip yayınlama talebi de kendisinden geldi. Bir gazeteci olarak elbette reddetmedim. Sonuç itibariyle izlenme kaygısı taşıyorum ve her gazeteci sıradışı haber yapmayı arzu eder.

Buraya kadar aslında her şey normaldi. Halil Öztürk’ün yaptığı kabalığa rağmen Sayın Abalı’ya karşılık bir kırgınlığım vs de söz konusu değildi. Çünkü daha önceki yazımda da belirttiğim üzere kendisi oldukça içten davranan, sempatik bir kişilik. Belirtmem gereken başka bir detayda eğer yayına İl Başkanı olarak değil Merkez İlçe Başkanı olarak da katılsaydı bazı sorularım yine aynı olacaktı. Yayın öncesi ve yayın esnasında kullandığı hal dili, yayında doğal olarak beni de biraz tetikledi ve gergin bir yayın gerçekleştirdik.

Sebebine gelince, Sayın Murat Abalı sokakta oynadığı her oyunun kurallarını kendisi belirlemeye çalışan mahallenin zengin çocukları gibi davrandı. İyi niyetinden zerre miskal şüphe etmesem de herkesin bir fıtratı var ve O da fıtratının gereğini yaptı, benim fıtratımın gereğini yaptığım gibi. Bana soru sormak isteyen, program fragmanına müdahale eden tek konuktu. Yayın biçimini ve saatini formatını belirleyen tek konuk olduğu gibi. Kaldı ki yayınların fragmanına ben bile müdahale etmem. Teknik ekibimin insiyatifindedir. Hele bir de yayın sorularının fragman yayınlanmadan sızması rezaleti var ki, o da ayrı bir komedi.

Gelelim sohbetin önünde, sonunda ve akabinde yaşananların sonucunda bende oluşan kanaate; tek cümleyle Sayın Murat Abalı’nın işi çok zor. Önümüzdeki süreçte fazla örselenecek ve kendisi bunu göğüsleyebilecek, olası krizleri yönetecek tecrübeye sahip değil. Siyaseten oldukça ham. Üstelik yayında yüzüne söylediğim üzere Halil Öztürk vesayetine de boyun eğecek yumuşak bir karakter de değil. Siyasette bilirim ki tecrübeyle sabittir, iki cambaz bir ipte oynamaz. Bu da ilerleyen dönemde özellikle seçim arefesinde iplerin gerilmesine, Vekil tarafından tabiri caizse “emniyet şeridi” olarak atanan Merkez İlçe Başkanı Faruk Akbulut ismini ön plana çıkmasına sebep olacak.

Nedense konuya ilişkin bir atasözü daha geldi aklıma. “Sen ağa, ben ağa. Bu ineği kim sağa”. Teşkilatlardaki durumu ve mevcut yönetimi en iyi özetleyen atasözü de buydu galiba

Devam edecek …                                                                                                                                                 

Yazar Profili

Özlem Özcan
Özlem Özcan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.