• Kırıkkale, Türkiye
  • 07/10/2022

‘Size özgürlükten önce ekmek lazım’ diyenlere: ‘Konuşma özgürlüğüm olmazsa, ekmeğimi kimin çaldığını nasıl söyleyeceğim?’ diyordu Afrikalı bir kadın.

Sahi bu aralar bizim de ekmeğimiz çalınıyor mu?

Evet, çalınıyor!

Ekonomik kriz olarak tanımlanması sofralarımızdan eksilenleri mazur görmemizi gerektirir mi?

Hayır, gerektirmez!

Peki bu eksilenler nereye gidiyor, buharlaşıp uçuyor mu?

Hayır, birilerinin kasasında/hesabında nakit/rakam olarak birikiyor.

Yoksa sofralarımızda görünmeyen bir el mi var?

Evet, var.

Peki, bu el kimin eli? Şeytanın mı?

Belki?

Bir bereketsizlik uyarısı olarak Efendimiz (s.a.v)’in Allah’ın adı anılmadığında ya da nimete şükredilmediğinde sofrada şeytanın elinin olacağı şeklindeki ikazlarından hareketle soframıza yeni bir şeytan dadandı diyebilir miyiz?

Hayır, diyemeyiz! Neden derseniz bu daha profesyonel bir iş. Besmele çekip nimete şükrettiğimiz halde eksilme devam ediyor. Bu yüzden dadanan olsa olsa şeytanlaşmış insanlar olur (ki şerlerinden Allah’a sığınmak için bol bol Felak ve Nas surelerini okumak lazım.)

Ekonomik kriz ve enflasyon diye bir mazeretleri var ellerinde bunu bize kabul ettirdikleri an her şey normalleşiyor (!) Olay hırsızlık değil kriz oluveriyor ve yavuz hırsız ev sahibini bastırıyor. Hatta dönüp kendimize, ya bizim bir kabahatimiz mi oldu acaba dedirtiyor.

Evet bizim çok büyük bir kabahatimiz var!

Bu kapitalizmi evimizin baş köşesine kadar sokanlara hiçbir gün dur demedik. Abdestsiz geldi biraz düşündük acaba dedik ama yine de içeri aldık, abdestli geldi baş köşeye kuruldu, hoş geldin dedik üstüne bir de ağırladık. Bize verilen sus payından rahatsız olmadığımız gibi bir de tadını çıkardık.

Şikayetlenmelerimiz sadece neden büyü bozuldu ya da sus payı neden kesildiden dolayı. Başkalarının ekmeğini çalıp bize sus payı olarak verdiklerinde sesimiz çıkmadığı için şimdi ekonomik kriz ve enflasyon mazeretlerine sarılıyoruz ve ekmeğimizi bir çalan var diyemiyoruz.

Ekmeği çalınan başkaları kim mi?

Yukarda ekmeğini kimin çaldığını söylemek için özgürlükten yana tavır alan Afrikalı kadın var ya işte o! Ya da akbabanın yemek için açlıktan ölmesini beklediği masum çocuk! Ya da karnı sırtına yapışmış siyah derili emzikli anneler!

Beyaz Adamın “medeniyeti” insanlığa bunları yaşatırken dur demeyenlerin bugün hırsızlık tespiti yapması mümkün değil. Çünkü Beyaz Adam bunu onlara öğretmedi. Beyaz Adamın yerlilerden seçtiği sadık kahyalarsa durumu az da olsa fark edenlere göz açtırmamakla görevlendirilmişti.

İşte bu yüzden insanlık dünyanın siyah yüzünde ve işte bu yüzden insanlık dirilmeli. Hem de Beyaz Adamın vahşiliğine rağmen dirilmeli vesselam.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.