• Kırıkkale, Türkiye
  • 07/10/2022

Halil Danacı ismini Kırıkkale’de sanırım bir şekilde duymayan yoktur. Özellikle geçmişte çok genç yaşta oturduğu makam ve Keskinli olması hasabiyle kendisine gelecek için yüklenen anlam neticesinde bir dönem ismi oldukça fazla zikredilirdi. Hızlıydı, toyluğun verdiği heyecanla farklı ilişkiler içerisinde de maalesef adını zamanında çok duymuştuk.

Son dönemde her ne kadar aynı makamda olsa da aldığı sorumluluklar yani görev dağılımı sebebiyle çok fazla aktif olmayan bir Belediye Başkan Yardımcısı. Belirtmeden geçmeyeyim aynı zamanda biz liseden arkadaşız. Çocukluğunu bilirim desem abartmış olmam. Ayrıca son bir aya kadarda varlığını dahi unutmuştuk desem yeridir.

Peki ne oldu da kendisi bir anda varlığını hissettirmeye, hatta görev ve sorumluluğunun dışında gerçekleşen bir takım mevzularda yeniden ismini duyar olduk? Asma kattaki odasından sıkıldı, yedinci kattan oda talebi mi var acaba?

Neden Başkan Saygılı ve Yönetiminin prensip kararlarını çiğneme cesareti gösterecek, makamını riske atacak kadar sivil toplum kuruluşlarında hala devam eden bir takım seçimlerde taraf olmasının dışında, birileri için kavga verecek kadar müdahil oluyor?

Üstelik ilk olarak müdahil olduğu pek çok durakla kavga ettiği ki kesinlikle abartı yok ki şahitler var; Şoförler Odası seçimlerinde destek verdiği Savaş Olpak’ın ilk icraatı da Nokta Camii’ne makam arabasıyla girmek, tabiri caizse şekil yapmak oldu. Bu da ayrı bir fecaat. Hep diyoruz ya “liyakat” işte bu tarz manzaralara şahit olmayalım diye!

Danacı şimdi de Ticaret ve Sanayi Odası’nın seçimleri için üyeleri arayarak oy topluyormuş. Kimin için diye sorarsanız elbette Emrah Doğan görünümlü Çakır Yıldırım projesi için. Hafif bir Keskinli dayanışması hissediliyor gibi ama bütün bu hesaplar tamamen Milletvekilliği Adaylığı kesin gibi görülen Saygılı sonrası dönemi şekillendirmek adına.

Benim 2023 seçimleri için öngörülerim oldukça farklı ve ilerleyen dönemlerde kendi düşüncelerimi paylaşacağım lakin Mehmet Saygılı neden bütün bu yaşananlara susuyor anlamış değilim. Bizim duyduklarımızı kendisinin duymama ihtimali var mı?

Oda seçimlerinde kesinlikle taraf olunmayacak talimatına rağmen yaşananlara ve Danacı’nın hesaplarına ve ince işlerine neden cevaz veriyor, sessiz kalıyor? Ak parti zaten ekonomik koşullar sebebiyle kan kaybediyor, Cumhur İttifakı can çekişiyorken, farklı cepheler açarak daima yanınızda olan insanları karşınıza almanın siyaseten bir anlamı var mı? Yoksa bizim anlayamadığımız bir strateji mi güdülüyor?

Ben Sayın Saygılı’nın yerinde olsam bugüne kadar özveriyle emekle koruduğu “dürüstlük” ilkesine zarar veren bu küçük hesap peşindeki mahiyetine gereken tepkiyi koyardım.

Sadece kendisinin kaybetmemesi için değil, Kırıkkale’nin sermaye çetelerine teslim edilmemesi için bedeli ne olursa olsun bunu yapardım!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.