• Kırıkkale, Türkiye
  • 27/05/2022

Bize böyle söylemediler ama.

Yokluğa vurgun hayatlarına

utanç ve sükut gömülmüş,

bir garib canlının adıydı kadın.

Annelik sinsice yaşanırdı evvelde.

Kırsalın yüküydü annenin sırtına vurulan.

Kıymeti erkek evladın rüştüne bağlanmıştı.

Kızlar henüz horantadan sayılmıyordu.

Namus tek başına onların yüküydü.

Yüktü kadın, yüklüyse anne adayıydı.

Yük onun öbür adıydı.

Bir tek anne yük değildi.

Şimdilerde hepten yük sayılsa da.

Dert de gözyaşı da onun yüküydü.

Ağlarsa o ağlardı gerisi yalandı.

Annemi yaşarken görmedim hiç.

Gözlerime baktığında

yaşanmamış her dakikasını ışıltıya döküp

hayatını bana adarken gördüm hep.

Adanmaktı anne olmak.

Adaktı kız çocukları.

Vakti gelince kurban edilirdi.

Kimi toprağa gömülürdü diri diri.

Kimi berdel edilirdi erkek evladın muradına.

Adanmaktı annelik, adaktı kız çocukları.

Bize böyle söylemediler!

Diriliş nice sonraları Fatıma’dan doğdu.

Bütün kadınlar ondan bir parçadır

bizim buralarda.

Elleri Fatıma ananındır.

Şefkat ve şifadır onun eli.

Diriltendi kadın.

Diriliş ondandı.

Ana rahmidir var olmanın yatağı.

Rahimdi kadın.

Rahman ve Rahim olan,

Rahim esmasının tecelligahı kılmıştı kadını.

Anneydi kadın, anneyse vardı.

Yokluğa gömülmüş hayattı kadın.

Fahişeydi, orospuydu, namussuzdu.

Erkek hiçbiriydi.

Annesini kutsayan erkekti

bunca namussuzluğun yükünü kadına yükleyen.

Bize böyle söylemediler Anne!

Bilemedik,

kıymetin ve kadrin ne olduğunu.

İçinden çıkamadık.

Senin sevginin kundağında sarılı kalmak istedik.

İçinden çıkamadık.

Bugün hep bir ağızdan kadınlığını görmezden gelip,

Anneliği kutluyoruz.

Kutlu olsun kadınlığın

varoluşu ve cenneti bedeninde taşıyan anacığım.

Hasretle…..

Hiç

Yazar Profili

Mehmet Akkaya
Mehmet Akkaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.