• Kırıkkale, Türkiye
  • 26/09/2022
   "Âşık oldum adama. Neferi olarak arkasından yürüdüm" 

Dün akşam (14.06.2022) Candar Tolga Işık’ın programında konuktu Ethem Sancak. “Âşık oldum adama. Neferi olarak arkasından yürüdüm” cümlesini bu programda sarf etti. Kısmen hayat serüvenini daha çok AK partililiğini ve ekonomik serüvenini anlattı.
Kendini güçlü hisseden bütün insanlar gibi ‘’dünyanın merkezinden’’ baktı çoğu meseleye. Makam, para ve iktidar gücüne sahip birçok insan gibi bütün soruların cevabını kendinden emin ya da bir parça gizem bırakarak cevapladı. Zaman zaman siyasetçilerin çokça yaptığı gibi sorudan uzaklaşıp kendini öne çıkardı.
İş hayatına dair bütün tanımlamaları ‘’milli merkezli ve fedakârane’’ bir yaklaşımla; kendim için istiyorsam namerdim edasıyla yaptı. Hatta Beşiktaş taraftarlığı üzerinden bunu uzun uzun destekledi. Ayrıldığı her ortaklığı vazifem tamamlandı yakıştırmasıyla kar almadan ya da cüzi karlarla ayrılmış olarak gösterdi. Hatta Tank Paletten çıkışını sayın Cumhurbaşkanının talimatıyla ‘’tamam çocuklar sizin vazifeniz bitti’’ şeklinde aktardı.
Birçok devleti çok iyi tanıdığı imajı oluşturmaya çalıştı (ki kısır ve eksik bir imajdı bu) ve gayri resmi de olsa Suriye devlet yetkililerinden aldığı talep ve bilgileri Türkiye Cumhuriyeti Devleti yetkililerine aktardığını söyledi.
Program boyunca bende oluşan hissiyat Sancak’ın şahsından hareketle Devlet dediğimizde sadece üniforma ya da takım elbise kravat değil başka başka unsurların da bu aygıta dahil olduğuydu. Bu kimi zaman devlet eliyle kurulan resmi istihbarat alt birimleri olur, kimi zaman resmi bir hüviyeti olmasa da devletin çıkarlarına hizmet eden gayrı meşru unsurlar olur. Sancak da milli ekonominin (ki tercih edilen/ettirilen alanlar medya, savunma sanayii, patentli ilaç imalatı…vb.) Abdullah Çatlısı imajında bir profil oluşturdu akşam ki programda.
AK Parti’den ayrılmasına (ihraç istemi/istifa) rağmen milli menfaatler gemisindeyiz hep birlikte (AK parti, MHP, Perinçek ve diğer milli unsurlar) diye defalarca vurgulamasını ise politikadan arındırılma/bağımsızlaştırılma süreci olarak anladım. Yani kulvarı şimdilik ekonomi olarak sınırlanmış oluyordu.
Bu program neden mi dikkatimi çekti?
Devlet partiler üstüdür ve devlet partileri hangi koşullarda nasıl tanımlamak ve sınırlamak isterse o parti o kadardır. Bunun en çarpıcı örneği Perinçek’tir. Perinçeği milli menfaatler gemisinde birlikte olduğu unsurlardan biri olarak tanımlayan Sancak aslında şunu ortaya koyuyordu; bu geminin mürettebatı değişir, ama gemi hep vardır. Mürettebat bu varlığın bekası için gerektiğinde hiç tereddütsüz feda edilir.
Ve en önemlisi mürettebat birbirini sorgulamadan kabullenmek zorundadır. Bu millilik tanımlamasına göre; Perinçek ile Bahçeli ya da Perinçek ile Erdoğan ya da Bahçeli ile Erdoğan aynı gemide ne gezer demenin bir mantığı yoktur.
Halka bırakılan/reva görülen millilik tanımı ise; canı dahil her şeyini feda etmeye hazır, emre amade, hamaset yüklü ve sorgulama “günahına” girmemesi gereken bir tanımdır, vesselam.

2 thoughts on “Ethem Sancak – Abdullah Çatlı

  1. Suriye meselesine de yine kandırıldık yalanini uydurdu..Ethem.sancak kim devlet kim arkadaş.. devleti sancak gurubuna bırakırsan ne olacağını gördük..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.