• Kırıkkale, Türkiye
  • 02/12/2022

Bir kaç gündür sosyal medya hesabımdan istihza ile paylaştığım, ağlanacak halimize güldürdüğüm, güldürürken düşündürmeye çalıştığım bir üslupla  günaydın diyorum sizlere …

Öyle bir gündemin içerisindeyiz ki, nereyi tutsam elimde kalıyor. 

Özellikle Belediyeler yönetim yapısından, uygulanan mevzuatlardan olsa gerek “yolsuzluk” ile anılmasına aşina olduğumuz kurumlar arasında başı çekiyor. 

Son 20 yıla damgasını vurmuş bir siyasi hareketin hala doğru düzgün bir yerel yönetimler yasası getirmemiş olması da sanırım en büyük ayıbı, eksikliği kanaatimce!

Düşününki her yerel seçim sonrası Belediye Başkanı değişikliğiyle birlikte yenilenebilen kadro miktarı ilk başlarda 10’u geçmiyor. Bunlar da Başkanın Mahiyeti diye adlandırılan çoğu istisnai kadro  olan Özel Kalem, Şoför vs gibi birimler.  Bu değişiklikte maalesef Başkanın değişimi dışında süre gelen ve halkın değişmesini istediği politika ve uygulamaların değişimine yetmiyor! Ne alaka diyorsunuz belkide, ama bu işin gerçeği maalesef bu.  

Düşününki Belediye Başkanı olarak seçilmişsiniz ama Yardımcı kadroları dolu. Kızağa çekseniz bir dert, yanınızda tutsanız ayrı bir dert. Aynen bizim Kırıkkale Belediyesi’nde olduğu gibi. 

İyi de sizin yenilenmenizin nedeni eskinin kusuru değil mi? Eğer herhangi bir birimde Saadet Zinciri kurulmuşsa siz bunu nasıl bozacaksınız o kadroları ve yapıyı dağıtmadan? Kendiniz ne kadar dürüst olursanız olun, mahiyetinizden birinin nefsine yenilmeyeceğinden nasıl emin olabilirsiniz ki?  O Saadet zincirine etrafınızdan biri bile dahil olursa siz ne kadar dürüst olursanız olun, kusura bakmayın o haksızlık ve haram zincirinin farkına bile varmadan parçası olursunuz.  Siz bütün iyi niyet, gayret ve samimiyetinizle bir amaca hizmet ettiğinizi sanırsınız ama sizden daha çok Başkancılık okey masalarında dönüyordur da sizin haberiniz yoktur! 

Mehmet Saygılı ismi daha önce de söylediğim gibi “dürüstlük” ile özdeşleşmiş bir isim.  Ve insan yaradılış gereği herkesi kendi gibi sanarak muamele eder.  Hani derler ya “kişi kendinden bilir işi”.  Hepimizin gözlemlediği, duyduğu ve bildiği, sırf Saygılı’ya mâl etmemek, konduramamak adına sürekli sorgulayıp “ yok ya öyle değildir” dediği bir takım konuları dile getirmeye bile çekinmesinin sebebi de işte bu çarpık yerel yönetim yasası kaynaklı olduğunu düşünüyorum.  

Belediye Başkanı idari kadrosuyla topyekün gelmiş olsa yapılan bütün uygulama ve politikaların doğurduğu durumların hesabını halk olarak sadece Başkana sorarız.  Ama bugün biz Müdürüyle ayrı, Başkan Yardımcısıyla ayrı uğraşıyoruz. Hele bir Başkan Vekili var ki “her dönemin adamı” yazsam roman olur!  

Bu  sadece neden ve sonuç ilişkisi.  Böyle bir hatalı yerel yönetimler uygulamasının varlığı  “Saadet Zinciri” gibi kurum içi çeteleşmeye varan ekip içi “kazan kazan” yapılarına susmayı, cevaz vermeyi, görmezden gelmeyi hadi en iyi niyetli ihtimalle “haberdar olmamayı, fark etmemeyi” haklı kılar mı? 

Elbet HAYIR! 

Denetimi, görmek istemesi çok mu zor, bence değil. 

Mesela Saygılı özelinde bütün Belediye Başkanları kurum içerisindeki yöneticilerin kadrolu Belediye Başkan Yardımcılarının ellerinde kullandıkları telefonların alış faturalarını ya da son 3 aylık kredi kartı ve hesap ekstrelerini istese el kadar Kırıkkale’de ortaya çıkmayan yolsuzluk ağı kalmaz! Tabi o Belediye Başkanları “dürüst” diye anılmak istiyorsa bunu yapar! 

Aracınız, personeliniz, imkanınız kısıtlı, yapılacak işe yetişemezsiniz anlarız.

Alt yapı sorunu Cumhuriyet Tarihiyle aynı yaşta, paranız yok sizin için susuzluğa da alışırız!

Asfalt pahalı, her yere olmaz sosyal statüye göre mahalle seçersiniz buna bile susarız! 

Ama sizi alttan oyuyorlar, Kırıkkale’ye zarar veriyorlar diye biz anlatırken duymazsanız, biz bu kez haykırırız, susturamazsınız!

Çok kıymetli Başkan Vekilimiz Çakır Yıldırım’a gelince; o da kimlere ne hediyeleri hangi gerekçelerle aldığını, hangi kurum müdürlerini el altında tutmak için, çocuklarına burs, eşlerine Belediyede ihtiyacı varmış gibi İŞ-KUR üzerinden iş verdirip bankamatik personeli yapılmasına vesile olduğunu açıklarsa kamuoyu olarak çok mutlu oluruz!  

Bu arada benim için hiçbir kıymeti harbiyesi yok beyefendinin sadece lafın gelişi! 

Velhasıl kelam;

Kırıkkale Belediyesi gibi uyandım bugün; bir yanım Allah Allah, bir yanım yallah yallah! 

Yazar Profili

Özlem Özcan
Özlem Özcan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir