• Kırıkkale, Türkiye
  • 02/12/2022

Başlığa bakıp aldanmayın, Siyasal İslam’ın temsil makamı bir siyasi harekette gerçek manada kumar oynatılmıyor elbette. Ama siyaseten poker masası kurulalı birkaç ay oldu.

Mustafa Kaplan’ın göreve gelmesi ile birlikte halka ve medyaya sürekli uyum ve birlik mesajı verildiğini hepimiz biliyoruz. Özellikle Kaplan’ın bu konuda ciddi efor sarf ettiğini, hatta siyaseten kendi sınırlarını zorladığını da bildiğimiz gibi. Bu birlik seçime yaklaştıkça korunması daha da zor bir hal aldı. Sebebine gelince Ramazan Can bildik siyasi kıvraklığı ile her zaman olduğu üzere yeni oyuncular ve yeni pazarlıklar ile siyasetin dizaynı için poker masasının başköşesine oturup kartları dağıtmaya başladı bile.

Can ile uzun süreli bir ekip çalışması sürdürmek çok zordur. Ekip çalışmasına yatkın bir kişilik değildir. Varsa yoksa kendisi ve etrafında 20 küsür yıldır değişmeyen 3-5 biat eden isim. Buna rağmen başarısını borçlu olduğu kurnaz yapısını takdir etmek gerekir. Mehmet Demir gibi bir ismi yemişliği var boru mu?

Poker masasının bu sezonki oyuncularına gelince oldukça ilginç isimler var. Mantıken bakınca,  Savaş Geyik ve Ramazan Can’ı aynı masada düşünmek bile geçmişte yaşananlar sebebiyle garip geliyor değil mi? Belediyelerin ve kamunun parke alımı, yol ve sokakların düzenlemesi ile kalkınmış, bu konuda farklı iddialar ile gündeme gelmiş Geyik’e ilk darbe Can’dan gelmişti oysa. Can her fırsatta İlk Özel İdare tarafından kurulan parke ve beton üretim tesisleri için nasıl mücadele verdiğini ve Geyik’in defalarca bu konuda kendisiyle konuşmaya çalıştığını anlatır durur zira. Nuh Dağdelen’in ekibi ki; Kaplan’ın görevden alınması için Genel Merkez yollarını eskitmişlikleri vardır, bu ekipten birinin villasında verilen Ramazan Can fotoğrafıyla deşifre oldu her şey. Aslında ortada bir birlik beraberlik olmadığının resmiydi sanki.

Hatta Geyik’in ASKON’u almak için Can’ın desteğini de o gün aldığı da gelen duyumlar arasında. Kaplan’ın ASKON ve Geyik konusundaki tavrı netken, Can’ın birlik kararına rağmen alttan farklı bir ilişki kurması, üzerine Can’ın dünyası Çaykara’nın yolladığı çiçek yeni dizaynın genel hatlarını ortaya serdi. Hacı Turan ve Ramazan Can dostluğu zaten bilinen, herkesçe bilinmeyen Turan ve Geyik arasındaki ticari ilişki. Bunu ben biliyorsam elbette bilen başkaları da vardır.

ASKON eski Başkanı Bağbaşı’nın başına gelenler, ortaya atılan dedikodular ise hala muamma. Ama kaynağı bana göre çok belli. Bırakın tuzu, tuz fabrikasının bile koktuğunu düşünürsek, kimler makam ve mevki için ne kadar çirkinleşebilir hepimiz biliyoruz ve görüyoruz.

Can ne mi planlıyor peki?

Kaplan ve Saygılı’yı Milletvekilliğini için işlerken, onlardan boşalacak koltuklara Çakır’ı Belediyeye, Geyik’i İl Başkanlığına hazırlıyor olabilir mi?

Kaplan’ı aday adaylığı için istifa ettirip, listede olmaması için uğraşacak olup, üzerine Nuh Dağdelen’e Milletvekili adaylığı için destek sözü vermiş olabilir mi?

Bunların hepsi çok mümkün. Çünkü Çakır, Kaplan ile değil Dağdelen ile çalışmak ister. Çakır Yıldırım’ın benim yüzüme “Dağdelen’in ilk akıllı telefonunu ve faturalı hattını bile ben aldım” demişliği var. Yani Dağdelen ekonomik anlamda Mali Müşaviri olması sebebiyle, Çakır Yıldırım’a göbekten bağlı bir isim. Kaplan ve Saygılı’ya muhalif pek çok ismin bağlı olduğu gibi. Çakır Yıldırım hani Saygılı için her şeyden vazgeçerdi? Gördüğüm kadarıyla herkes kendine Müslüman.

Bütün bunlara bakınca ortada aslında samimi bir birlik ve bütünlüğün olmadığı aşikar. Ramazan Can her ne kadar Kırıkkale’yi istemiyor olsa da, Ankara’da yer bulması da kolay değil. Bu sebeple kendisi için olası bazı risklerin zeminini şimdiden hazırlıyor gibi.

Bu oyun tutar mı peki?

Bence tutmaz, çünkü bazı oyuncular henüz masaya gelmedi ve masadaki bazı isimler henüz rest çekmedi…

Yazar Profili

Özlem Özcan
Özlem Özcan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir