• Kırıkkale, Türkiye
  • 02/12/2022

Yaklaşık bir yıldır yaklaşan TSO seçimleri için kulisler başlamış, adaylar resmen açıklamasa da kimlerin çıkacağı belli olmuştu. Listelerin analizinden önce sanırım TSO gibi bir meslek kuruluşunun geçmişten günümüze edinimlerini konuşmak gerekiyor.

Yıllardır çeşitli sektörlerde başarısız girişimlerde bulunmuş, bu sebeple zorunlu olarak TSO’na kayıt olmuş biri olarak, ticarete varsa bir etkisi ben göremedim. Sanayinin genişlemesi, sektörel bazlı yatırımlarının artması ve ticaretin cazibe merkezi olması anlamında elle tutulur gözle görülür bir katkısı olduğunu da düşünmüyorum.

Bizim memlekette mikro milliyetçilik hat safhadadır. Anadolu’nun pek çok şehrinde maalesef bu lobiler ve bölgecilik henüz aşılamamışken mevcut TSO Başkanımız Ahmet Varlı’nın Karadenizli olması rakiplerinin en büyük argümanı. Günümüzün klişe söylemi üzerine yerlilik ve millilik vurgusu ile aday olan Emrah Doğan, oldukça genç bir kardeşimiz. Millilik derken yanlış anlaşılmasın Kırıkkale ölçeğinde mikro milliyetçilik adına kullandığım bir sözcük.

Ahmet Varlı Karadenizli olmasına rağmen Kırıkkale’deki ticari faaliyetleri ve şahsiyeti sayesinde kabul görmüş, dürüst ve düzgün adam olarak nitelendirilen biri. Maalesef öyle bir dünya yaşıyoruz ki; dürüstlük hepimizde olması olağan bir hasletken, aranılan ayrıştıran bir olgu olarak karşımıza çıkıyor.  Peki bu TSO gibi bir temsil makamı için yeterli mi, bence değil. Sebebine gelince temsil makamında bulunan herkesin beşeri münasebetlerinin, iletişim becerisi ve girişim kabiliyetinin de olması gerekiyor. Ama Varlı ve ekibi bu noktada oldukça eksik. İzlediğim ve tespit ettiğim kadarıyla bugüne kadar “sen, ben, bizim oğlan” felsefesiyle gelmişler.

Elbette bu gelişin en büyük etkenlerinden biri şüphesiz Meclis Başkanı Ömer Akçelik. Şehirdeki tek özel hastanenin sahibi, çekirdekten yetişme bir sanayici ve iş adamı. Ama ne hikmetse hep ikinci adam olmayı tercih etmiş, ön planda olmayı “gereksiz” bulan kıymetli bir abimiz. Zaman zaman anlamsız iniş çıkışları olsa da, doğal tavırlarında, şehrimizin bütün yapısal özelliklerini bünyesinde barındıran düzgün bir adamdır. Birçok kişiye el vermesi, yardımcı olması, dürüst ticareti, güçlü sermaye yapısı ve çekirdekten geliyor olması sebebiyle TSO üyeleri üzerinde de oldukça etkili. Ama onun da en büyük eksiği yoğunluk gerekçesiyle beşeri ilişkilerindeki vehamet. Ve şehirde olanlara, beklentilere kulak kabartmayacak kadar kafasının dolu olması. Gelelim rakip listeye.

Doğan yaşının genç, sektörel anlamda dar ve ticaret hacmi olarak rakiplerinden geride. Ama destekleyenlerin en büyük argümanı yerli ve milli, yani yerel tabirle bizim şehrimizin çocuğu. Listesi de kendisi kadar genç kardeşlerimizden oluşuyor. İçlerinde tanıdığım ve kendimce değerli bulduğum isimler de mevcut. Liste görselleri ve fotoğraflara bakınca seçime özen gösterdikleri belli. Bunun dışında beni çekince de bırakan tek şey Emrah Doğan’ın siyasi ihtirası. Genç bir bakış açısıyla şehre çok şey katabilecekken, arka planda şark kurnazlığı çevirmek ve belli isimlere odayı size bırakırım demek ne kadar etik?

Kendi ekibi içerinden bizzat duyduğum TSO’nı, basamak olarak kullanıp 2024’de yerel seçimlerde Balışeyh Belediye Başkanı olma hesabı. Öyleyse niye istifa etti diyenler olabilir. Merkez İlçe Başkanlığı yaptığı iktidar partisinden istifa sebebi tamamen ekipsel çatışma. Bunu herkes biliyor. Böylesi bir makam elde edilirse adaylık açısından önemli bir getiri. Bu samimiyetsiz plan beni açıkçası oldukça rahatsız etti. Oysa hayali Kırıkkale Ticaretine katkı olmalıydı. Hayali ve hedefi siyaset olan birinin TSO’ya talip olmasını etik bulmuyorum. Cemalettin Akdoğan dışında bugüne kadar da böyle bir düşünce o STK’da hakim olmadı. Kısacası yine bir Oba klasiği ile karşı karşıyayız.

Hülasa Varlı doğru bir isim ama bagajında eksileri, ağır yükleri küstürdüğü çok insan var. Bunları pozitife çevireceğine, kırdığı gönülleri yapacağına üyeleri inandırmalı. Doğan genç ve ihtiraslı. Genç kadrosuyla şehrin ticaretine heyecan katacağına, makamını siyasete basamak yapmayacağına önce kendi ekibini ikna yoluna gitmeli.

Bu arada okuyucularım benim ailem ve bu yüzden sizlerle de paylaşayım; Akçelik’e, de, Varlı’ya da oldukça kırgınım. Ama şehrime olan aşkım, onlara kırgınlığımı bastırdı. Şayet kazanırlarsa eski hatalarını yapmalarına önce ben müsaade etmeyecek, onlara nefes aldırmayacağım. Bu da böyle biline!

Oyum yok ama, şehrim adına tarafım belli; Kırıkkale için hayırlı olacak olan kazansın….

Yazar Profili

Özlem Özcan
Özlem Özcan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir