BAMBUHOKI88 BAMBUHOKI88 LOGIN BAMBUHOKI88 Daftar Casino Online Agen Slot Online BAMBUHOKI88 SLOT SEABANK SLOT88 RESMI SLOT BANK BRIMO SLOT BANK BTN SLOT SERVER BALI SLOT LUCKY NEKO QRIS BOMSLOT BAMBUHOKI88 BOMSLOT KINGSLOT BAMBUHOKI88 https://heylink.me/bambuhoki88login/ SITUS SLOT BANK SEABANK slot PANENSLOT JUDI SLOT BAMBUHOKI88 BAMBUHOKI88 SLOT SLOT QRIS GACOR SLOT88 LOGIN BAMBUHOKI88 BAMBUHOKI SLOT INDOSLOT https://bambuhoki88resmi.com/ JUDI SLOT SLOT SHOPEE SLOT THAILAND PANENSLOT Link Sabung Ayam Situs Slot Qris Slot Gacor 2025 Slot Gacor 2025 BAMBUHOKI88 BAMBUHOKI88 Judi Slot SLOT BANK SEABANK BAMBUHOKI88 AGEN SLOT ONLINE PANENSLOT SLOT GACOR 2025 SLOT GACOR 2025 https://linkr.bio/bambuhoki88_/ https://rakyat62sekarang.com/ Situs Casino Sexy Baccarat Live Casino Sexy Baccarat Live Casino Sexy Baccarat https://chicagokiddietrain.com/ LautSpin https://opac.smpn1magelang.sch.id/ BAMBUHOKI88 https://integritaskedinasan.com/ INDOSLOT https://tools.void.dev/
28 Şubat

28 Şubat

  • Gündem
  • 28 Şubat 2022
  • 07:38
28 Şubat

Vesayetçi zihniyetin ülkenin tek sahibi olduğu halüsinasyonuyla işgüzarlığa soyunduğu tanımlanması zor gün! Post-modern darbe oluşu da bu zorluktan kaynaklanıyor. Post ön eki -den sonra anlamına geliyor. Sonrasına eklenen en azından tanımlanmıştır ama bu eki alan için tanımlama yapmak biraz zordur. Alışılmışın/bilinenin dışında gibi bir şey aslında.

Tanımlayamadığımız her şey içinde belirsizlik barındırır. 28 Şubat bu belirsizliği fazlasıyla barındırdı. Başı çekenler bin yıl sürecek dedi. Sözde özgürlük yanlısı kalemşörler gücün yanında durup nemalanma yarışına girdi. “Özgür basın” mensupları kapalı salonlarda toplu halde darbeye sadakat yeminleri ederek güce tapınıp güçten nemalanma derdine düştü.

“Hizmetin Hoca efendisi” vesayete davet çağrıları yapmaktan utanmadı. Dönemin mağduriyetinden güç toplayan siyasiler ise sonraları bu davetçilere övgüler düzmekten geri durmadı. Mağdurlara ağabeylik yapması gereken kimi alçaklar o günkü mağduriyetleri kendileri lehine çevirmek için türlü türlü alçaklıklara soyundu. O “ağabeyler” şimdilerde “müteahhitlik” yapıyorlar alçaklıktan biriktirdikleri sermayeleriyle.

İkna odalarının mimarlarını, işkencecilerini ve cellatlarını “Cumhuriyet Muhafızlığı” görevi bilinciyle saflarında meclise taşımaktan geri durmayanlar ise şimdilerde “helalleşme” projeleriyle siyaset yapıyorlar.

Gün oldu, gün geçti. Her geçen gibi izini bırakmaktan da geri durmadı 28 Şubat.

Okulundan, işinden olanlar, ordudan atılanlar, sonraları psikolojik destek almak zorunda kalanlar ve daha birçok mağdurun hayatına kazıdığı izlerle her yıl hatırlanır ve anılır oldu 28 Şubat. Her geçmişte kalan gibi en çokta orta yerinde duranların acısını büyütmekten geri durmadı 28 Şubat. Zira mağdur savrulduğu yerden bakar sonuçlara. Çalınan hayatına, itildiği yerden yani bir başka yerden devam etmek zorundadır artık. Ve kendisinden çalınanları tanımlama ihtimali ancak zanna kalmıştır. Yani en çok da gerçeği elinden alınmıştır bir başka gerçeğe mecbur edilerek.

Annelerinden Üniversite kapılarında gözyaşlarıyla mağduriyetlerini dinlediğimiz hayalleri çalınmış gençler şimdi 40’lı yaşlarda ve yaralanmış ruhlarıyla devam ediyorlar yeni hayatlarına, yeni hayallerine tutunmaya çalışarak. Çocuklarına anlatacak hikâyelerinin ağır yükünü suskunluklarına gömüp “öyle işte”lerle kaçırıyorlar çocuklarından hikâyelerinin acı yüzünü.

Elbette en ağır yükünü taşıyanlardan biri olan dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’dan, namlusunu millete çeviren tanka selam durmam diyen Muhsin Yazıcıoğlu’na, kaleminin namusunu korkusuzca koruyan (sonraları Yiğit Bulut’a feda edilerek bazı 28 Şubat mağdurluğu siyaseti yapmaktan geri durmayan zihniyet mensupları tarafından kalemi susturulan) Gülay Göktürk ve bir elin parmağını geçmeyecek olan saygın gazetecilere kadar, Hakkın ve Hakikatin safında duranları da şükranla yâd etmeyi unutmamalıyız. Onlar birçoğunun korkudan sindiği, kimilerinin fırsata çevirip nemalanma peşine düştüğü günde Eyvallahsız bir duruş sergileyerek insanların gönlüne ferahlık serptiler. Zor zamanda zor olanı konuştular ve şereflerine şeref kattılar.

İnsan için (suçluluğu sabit olma durumu hariç) özgür ve insanca yaşama hakkını elinden alan her girişim zulümdür. Zulüm ancak tarafgirlikle gölgelenir veya yok sayılır. Bu tarafgirlik kimi zaman korkuyla, kimi zaman sevgiyle kimi zaman da güçten faydalanma isteğiyle olur. Ancak duygularımıza kapılmadan adil olmak ve zalimlerden yana olmamak hatta zalime meyletmemek ilahi bir emirdir ve zıddı ateşte olma sebebi olarak geçer ayette.

Velhasıl; Zalimler için yaşasın cehennem!

YORUM EKLE

We'll never share your email with anyone else.

35022

TİGAD’DAN ÇANKIRI ÇIKARMASI

KESKİN DOSYASINDA YENİ GÖZALTI KARARLARI AÇIKLANDI

TERÖRLE MÜCADELE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ

NARKOTİK SUÇLARLA MÜCADELE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ

Genç Yetenek: Sudem İlayda Eğitimi ve Sanatı Bir Arada Yürütüyor

KESKİN SORUŞTURMASINDA YENİ TUTUKLAMA KARARI

SIRADAKİ HABERLER